Türkiye mobil uygulama ekosisteminin küresel pazardaki konumunu, yapay zekânın kullanıcı edinme ve pazarlama stratejileri üzerindeki etkisini ve sektörün geleceğini Adjust Sales Director META Başak Zerman ile konuştuk.
Adjust’ın Mobile App Trends Report 2026 Türkiye raporundan yola çıktığımız röportajda, Türkiye’deki mobil şirketlerin rekabet avantajlarından Generative AI ve Agentic AI arasındaki farklara, veri odaklı optimizasyondan 2027 ve sonrasında mobil pazarlamacıların değişen rollerine kadar pek çok konuyu ele aldık.
Türkiye mobil uygulama ekosisteminin bugününü tek bir cümleyle tanımlamanız gerekse ne söylerdiniz? Adjust’ın Türkiye 2026 verileri bize hızlı büyüyen, genç ve mobil penetrasyonu yüksek bir pazarı gösteriyor. Sizce Türkiye’yi bugün küresel mobil ekosistem açısından gerçekten farklılaştıran unsur ne?
Türkiye’yi tek cümleyle özetlemem gerekirse: “Sadece oyunu oynamayan, kurallarını baştan yazan ve krizleri growth fırsatına çevirmekte uzmanlaşmış küresel bir mobil uygulama üretim merkezi.”
Herkes Türkiye’nin genç nüfusundan veya mobil penetrasyonundan bahsediyor. Ama bizi küresel arenada radikal şekilde farklılaştıran şey bu değil; çeviklik ve adaptasyon hızı. Türkiye’deki mobil ekipler, dünyadaki rakiplerinin haftalarca toplantı yapıp strateji geliştirdiği bir değişikliğe aynı gün içinde pivot edebiliyor. Rollic’in hyper-casual’dan hybrid-casual’a geçişteki agresif hızı veya Loom Games’in pazardaki en doygun segmentlerde bile yeni bir mekanik bulup, sıyrılarak yakaladığı çıkış tesadüf değil. Bizim insanımız veriyi sadece okumuyor, verinin hissettirdiği “pazar boşluğunu” anında aksiyona dönüştürüyor.
Raporda Türkiye’nin yalnızca tüketen değil, aynı zamanda global ölçekte uygulama ve teknoloji üreten bir pazar olarak öne çıktığı görülüyor. Türkiye’den çıkan uygulamaların global pazarlarda başarılı olabilmesi için bugün en kritik yetkinlik sizce ürün geliştirmek mi, kullanıcı edinmek mi, yoksa doğru veriyi doğru zamanda aksiyona dönüştürmek mi?
Açık konuşalım: Harika bir ürün geliştirip, UA’e milyon dolarlar döküp batan yüzlerce uygulama çöplüğünde yaşıyoruz. Artık ürün veya UA tek başına sizi kurtarmaz. Bugün oyunun adı: Doğru veriyi doğru zamanda, sıfıra yakın gecikmeyle aksiyona dönüştürmek.
Trendyol veya Hepsiburada gibi devlerin regional ve global genişleme hamlelerine bakın; başarılarının ardında sadece ürün yelpazesi yok. Hangi kullanıcının hangi saniyede retention riskine girdiğini görüp, o an kişiselleştirilmiş teklifle kullanıcıyı tutabilme kabiliyetleri var. Ürün ve UA motorun iki pistonudur, ancak veriyi anlık aksiyona dönüştüren attribution ve ölçümleme altyapısı bu motorun yakıt besleme sistemidir. Yakıtı yanlış zamanda verirseniz motor patlar maalesef.
2026 raporunun en dikkat çekici başlıklarından biri yapay zekâ destekli uygulamaların yükselişi. Türkiye’de AI uygulamalarındaki büyümeyi nasıl okuyorsunuz? Kullanıcıların AI ürünlerine ilgisi kalıcı bir davranış değişimine mi işaret ediyor, yoksa şu anda bir “AI keşif dönemi” mi yaşıyoruz?
Şu an net bir “köpük temizleme” evresindeyiz. Kullanıcılar her tarafı AI etiketiyle doldurulmuş yüzeysel uygulamaları deneme aşamasını geçti. “ChatGPT arayüzü giydirilmiş” basit araçların retention oranları yerlerde sürünüyor.
Ancak bu bir geçici heves değil, kalıcı bir davranış değişiminin ikinci fazı. Kullanıcı artık AI’ın “havalı” olmasını değil, görünmez bir şekilde hayatını kolaylaştırmasını bekliyor. Uygulama içinde varlığını hissettirmeden hiper-kişiselleştirme sunan, kullanıcının hayatındaki pürüzleri çözen uygulamalar kalıcı oluyor. Tıpkı Papara’nın finansal deneyimi tamamen sürtünmesiz hale getirmesi gibi; AI da mobil ürünün içinde “fark edilmeyen ama vazgeçilemeyen” bir organa dönüştüğünde kalıcılık sağlanıyor.
Generative AI artık yalnızca kullanıcıya sunulan bir ürün özelliği değil, uygulama şirketlerinin kendi growth süreçlerinde de kullanılmaya başlandı. Sizce bir mobil pazarlama ekibi bugün Generative AI’ı hangi işlerde mutlaka kullanmalı ve hangi konularda hâlâ insan uzmanlığına güvenmeli?
Generative AI’ı sadece “görsel ürettirmek” veya “reklam metni yazdırtmak” için kullanan ekipler treni kaçırıyor. GenAI bugün kreatif varyasyon patlamasını yönetmek için zorunlu. Pazarlamacı artık 5 farklı reklam görseli değil, GenAI ile 500 farklı varyasyon ürettirmeli.
Ancak sınır şurada çiziliyor: Strateji, empati ve marka ruhu. GenAI size 500 tane reklam metni yazar ama o pazarın insanının damarına neyin basacağını bilemez. Türkiye’deki veya LATAM’daki bir kullanıcının kültürel kodunu, mizah anlayışını veya o anki ekonomik psikolojisini analiz edip strateji kurmak hala insan pazarlamacının işi. GenAI sizin fabrika işçiniz olabilir ama orkestra şefiniz olması hala çok zor.
AI’ın pazarlamadaki rolü içerik üretmenin ötesine geçiyor. Kullanıcı davranışlarını analiz eden, segmentleri belirleyen, kampanyaları değerlendiren ve pazarlamacıya “bir sonraki hamlen ne olmalı?” sorusunun cevabını veren sistemler yaygınlaşıyor. Adjust bu dönüşümü nasıl görüyor?
Adjust olarak biz bunu bir “seçenek” değil, yeni standart olarak görüyoruz. Eski dünyada pazarlamacı Cuma akşamı kampanya raporunu indirir, Pazartesi analiz eder, Salı günü bütçeyi kaydırırdı. Bu hızla 2026’da hayatta kalmanız imkansız.
Biz Adjust’ta veriyi pasif bir raporlama tablosu olmaktan çıkarıp canlı bir karar mekanizmasına dönüştürdük. Sistem pazarlamacıya “Bak şu kanalda CPI yükseliyor” demiyor sadece; “Bu kanaldaki kitle segmenti doyum noktasına ulaştı, bütçenin %20’sini şu segmentin D7 ROAS’ı daha yüksek olan diğer kanala kaydırmalısın” tavsiyesini sunuyor. Pazarlamacının rolü veri hamallığından, karar vericiliğe evriliyor.
AI tarafında çok ciddi yatırımlarımız bulunuyor. Hali hazırda Adjust kullanan bir çok markamız bu özelliklerden faydalanarak hızla büyüyorlar.
Buradan Generative AI ile Agentic AI arasındaki kritik ayrıma gelmek istiyorum. Generative AI pazarlamacının işini hızlandırırken, Agentic AI belirli hedefler doğrultusunda karar alıp aksiyon da gerçekleştirebiliyor. Adjust’ın “Agentic Growth” vizyonu mobil growth ekiplerinin çalışma biçimini nasıl değiştirecek?
Ayrım tam olarak şu: Generative AI size tavsiye verir, Agentic AI o tavsiyeyi hayata geçirir.
Growth ekipleri zamanlarının %70’ini manuel bütçe düzeltmeleri, kanal bazlı limit ayarlamaları ve rutin alarm takipleriyle harcıyor. Adjust’ın Agentic Growth vizyonu bu zorlu süreci tamamen ortadan kaldırıyor. Pazarlamacı sisteme hedefi koyuyor: “Bana D30 ROAS’ı %15 olan kullanıcı getir ve CAC’ı şu eşiğin altında tut.” Agentic AI, gece saat 3’te bir reklam kanalında performans düştüğünde insan müdahalesini beklemeden bütçeyi re-allocate ediyor. Pazarlamacılar artık pazarlama yapmıyor, AI ajanlarını yöneten stratejistlere dönüşüyor.
Bir sonraki aşamada AI’ın yalnızca “ne olduğunu” söylemesi değil, “ne yapılması gerektiğine” karar vermesi söz konusu. Örneğin bir kampanyanın performansı düştüğünde agentic bir sistem bütçeyi, hedeflemeyi veya kanal dağılımını insan müdahalesi olmadan değiştirebilir mi? Adjust bu noktada bugün neyi mümkün kılıyor?
Kesinlikle değiştirebilir ve zaten değiştiriyor! Küresel ölçekte çalıştığımız markalardan somut örnekler vereyim:
İngilizce öğrenme uygulaması Praktika, Adjust’ın otomasyon ve derin entegrasyon çözümleriyle veri döngülerini otomatize etti. Kampanya optimizasyonunu manuel olmaktan çıkarıp veri bazlı AI sistemlerine emanet ettiklerinde, LTV’lerinde %50 artış sağlarken, ROAS’larını %20 yukarı çektiler.
Yine dünyaca ünlü mobil FPS oyunu Standoff 2’nin geliştiricisi Axlebolt örneği var. Axlebolt, Adjust’ın gelişmiş Smart Banners ve veri otomasyonu araçlarını kullanarak web-to-app kurgularında organik dönüşüm oranlarını %23 artırdı ve kullanıcı edinme maliyetlerini ciddi oranda düşürdü.
Yani evet; bütçeyi insan müdahalesi olmadan, milisaniyeler içinde doğru kanala kaydıran ve hedefleri tutturan altyapı bugün Adjust ile zaten canlıda ve çalışıyor.
AI daha fazla kararı üstlendikçe ölçümleme ve veri kalitesi daha da kritik hale geliyor. Yanlış veya eksik attribution verisiyle çalışan bir AI sistemi yanlış kararları çok daha hızlı alabilir. Adjust, AI-driven optimization döneminde güvenilir ölçümleme, privacy ve doğru attribution üçgenini nasıl ele alıyor?
Bu sorduğunuz soru aslında pazarın en tehlikeli kör noktası. GIGO (Garbage In, Garbage Out) kuralı AI çağında çok daha ölümcül. Yanlış veriyle beslenen bir insan pazarlamacı yavaş hata yapar, ama yanlış veriyle çalışan bir Agentic AI şirketinizin tüm pazarlama bütçesini birkaç saat içinde çöpe atabilir.
Adjust olarak bizim buradaki duruşumuz net: Sıfır toleranslı veri hijyeni. Fraud Prevention çözümlerimizle sahte trafiği daha attribution gerçekleşmeden kapıda engelliyoruz. SKAdNetwork/Conversion Hub ve privacy-centric ölçümleme modellerinde AI destekli tahminsel (predictive) analitiği devreye sokuyoruz. AI optimizasyon yapacaksa, ona verdiğimiz ham veri %100 filtrelenmiş, doğru ve gizlilik standartlarına (SKAN, Privacy Sandbox) tam uyumlu olmak zorunda. Kaliteli veri yoksa, AI sadece felaketi hızlandırır.
Türkiye’deki mobil şirketler açısından bu dönüşümün ekonomik bir boyutu da var. Artan kullanıcı edinme maliyetleri ve daha yoğun rekabet ortamında AI ve özellikle agentic optimizasyon, daha az bütçeyle daha yüksek growth elde etmek için gerçekten ölçülebilir bir avantaj sağlayabilir mi? Sağlıyorsa bunu hangi KPI’larda görmek mümkün?
Kesinlikle sağlıyor, çünkü AI bütçeyi artırmaz; bütçe israfını sıfırlatır.
Bugün bir mobil pazarlama bütçesinin en az %20-30’u gecikmiş kararlar, yanlış zamanlanmış teklifler ve tespit edilemeyen doygunluklar yüzünden boşa gidiyor. Agentic optimizasyon bu israfı kestiği an doğrudan şu KPI’lara yansıyor:
- eCPI ve CAC’ta Düşüş: Bütçe performans göstermeyen kanaldan anında çekildiği için ortalama edinme maliyeti düşer.
- Day-D30 ROAS ve LTV Artışı: Sadece kullanıcı değil, harcama potansiyeli yüksek kullanıcıyı bulup ona göre bütçe optimize edildiği için Praktika örneğindeki gibi LTV sıçrar.
- Pazarlamacı Başına Yönetilen Bütçe Ölçeği: Bir pazarlamacı eskiden 3 kanalı zor yönetirken, AI desteğiyle 30 farklı kanalı aynı verimlilikle yönetebilir hale gelir.
Son olarak biraz geleceğe bakalım: 2027 ve sonrasında başarılı bir mobil growth ekibi nasıl çalışacak? İnsanlar strateji, yaratıcılık ve kritik karar noktalarında; AI ise analiz, optimizasyon ve günlük operasyonlarda daha fazla sorumluluk alacaksa, sizce bu dönüşüm mobil pazarlamacının rolünü nasıl değiştirecek? Ve bugün bu geleceğe hazırlanmak isteyen ekipler hangi yetkinliklere yatırım yapmalı?
2027’de “media buyer” veya “dashboard takipçisi” diye bir rol kalmayacak. Ekranlara bakıp butonlara basan pazarlamacı devri bitti.
Geleceğin mobil pazarlamacısı bir “Growth Mimarisi Yaratan Üst Düzey Stratejist” olacak. Bugün bu geleceğe hazırlanmak isteyen ekipler şu 3 yetkinliğe derhal yatırım yapmalı:
- AI Prompter / Agent Manager Olmak: AI sistemlerine doğru kısıtları, hedefleri ve iş kurallarını tanımlayabilme yeteneği.
- Derin Ürün ve Ekonomik Model Okuryazarlığı: Sadece reklam metriğini değil, uygulamanın in-app ekonomisini, monetizasyon kurgusunu ve kullanıcı psikolojisini anlama yeteneği.
- Veri Hijyeni ve Mimari Sorgulama: AI’ın aldığı kararları körü körüne kabul etmek yerine, altındaki verinin doğruluk ve gizlilik standartlarını sorgulayabilecek teknik vizyon.

Adjust Sales Director META






